Şiddet Olayları Çocuk Ve Ergen Ruh Sağlığını Derinden Etkiliyor
Şiddet Olayları Çocuk Ve Ergen Ruh Sağlığını Derinden Etkiliyor
Son dönemde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan saldırı olayları, yalnızca güvenlik endişelerini değil, çocuk ve ergenlerin ruh sağlığını da derinden etkileyen bir sorun olarak değerlendiriliyor. Öğretim Görevlisi ve Uzman Klinik Psikolog Dr. Cihat Çelik, şiddet içeriklerine maruz kalmanın çocukların kaygı düzeyini artırdığını ve ailelerin bu süreçte kritik bir koruyucu rol üstlendiğini vurguluyor.
Son dönemde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa gibi illerde yaşanan saldırı olayları, çocuk ve ergenlerin ruh sağlığı üzerinde ciddi etkiler oluşturması nedeniyle uzmanlar tarafından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir toplumsal sorun olarak ele alınıyor.
Öğretim Görevlisi ve Uzman Klinik Psikolog Dr. Cihat Çelik, bu tür olayların yalnızca güvenlik boyutuyla değil, psikolojik etkileriyle de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu.
Çelik, okul çevresinde yaşanan şiddet olaylarının medya ve sosyal medya aracılığıyla hızla yayılmasının çocukların zihinsel dünyasında doğrudan ve dolaylı etkiler bıraktığını ifade etti. Günümüzde çocukların dizi, film, dijital oyunlar ve sosyal medya üzerinden yoğun biçimde şiddet içeriklerine maruz kaldığını vurgulayan Çelik, bu durumun Sosyal Öğrenme Kuramı açısından değerlendirildiğinde önemli riskler barındırdığını söyledi.
Çocukların gözlem yoluyla öğrenme eğiliminde olduğuna dikkat çeken Çelik, “Çocuk yalnızca gördüğünü izlemez; aynı zamanda bunu model alabilir. Şiddetin güç, haklılık ya da itibar aracı olarak sunulduğu içerikler, çocukların değer sistemini olumsuz etkileyebilir” değerlendirmesinde bulundu.
“Medyadaki Tekrarlı Gösterimler Güvenlik Algısını Zedeliyor”
Gerçek hayatta yaşanan saldırıların medya üzerinden tekrar tekrar verilmesinin çocuklarda güvenlik algısını zayıflattığını belirten Çelik, özellikle küçük yaş gruplarında yoğun kaygı, korku ve okula gitmek istememe gibi tepkilerin görülebileceğini ifade etti.
Çelik ayrıca bazı çocuklarda şiddete karşı duyarsızlaşma, empati kaybı, öfke kontrolünde zorlanma, dürtüsel davranış artışı ve sosyal uyum problemlerinin ortaya çıkabileceğini söyledi.
Bununla birlikte her çocuğun aynı şekilde etkilenmediğini vurgulayan Çelik, aile içi iletişim, duygusal destek ve sosyal çevrenin bu süreçte belirleyici rol oynadığını ifade etti.
Uzmandan Ailelere 10 Maddelik Uyarı Ve Öneri
Çocukların şiddet içerikli olaylardan korunmasında ailelerin kritik bir rol üstlendiğini belirten Çelik, ebeveynlere yönelik şu önerilerde bulundu:
1. Açık ve güvenli iletişim kurun:
Çocukların yaşadıkları ve izledikleri içerikleri anlamlandırmakta zorlanabileceğini belirten Çelik, duygularını ifade edebilmeleri için onlara alan açılması gerektiğini söyledi.
2. Maruz kalınan içerikleri denetleyin:
Dizi, film ve oyunların takip edilmesi, yaşa uygun olmayan içeriklerin açıklayıcı bir dille sınırlandırılması gerektiğini vurguladı.
3. Birlikte izleyin ve rehberlik edin:
Şiddet içeriklerinin çocukla birlikte değerlendirilmesinin doğru algı geliştirmeye yardımcı olacağını ifade etti.
4. Ekran süresini sınırlandırın:
Kontrolsüz ekran kullanımının şiddet etkisini artırabileceğini belirtti.
5. Alternatif etkinlikler sunun:
Spor, sanat ve sosyal aktivitelerin çocukların sağlıklı gelişimi için önemli olduğunu söyledi.
6. Duygusal bağ kurun:
Güven duygusunun çocukları dış etkilere karşı daha dirençli hale getirdiğini vurguladı.
7. Rol model olun:
Ebeveynlerin öfke kontrolü ve problem çözme biçimlerinin çocuklar için en güçlü öğrenme kaynağı olduğunu ifade etti.
8. Şiddeti normalleştirmeyin:
“Güçlü olan kazanır” gibi ifadelerden kaçınılması gerektiğini belirtti.
9. Okulla iş birliği yapın:
Öğretmen ve rehberlik servisleriyle iletişim halinde olunması gerektiğini söyledi.
10. Gerekirse profesyonel destek alın:
Yoğun kaygı, öfke patlamaları veya içe kapanma gibi durumlarda uzman desteğinin önemine dikkat çekti.
“Toplumsal Bir Mesele Olarak Ele Alınmalı”
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarının yalnızca bireysel olaylar olmadığını vurgulayan Çelik, bu tür olayların çocukların gelişimini etkileyen toplumsal bir sorun olduğunu ifade etti.
Çocukların tamamen dış dünyadan izole edilmesinin çözüm olmadığını belirten Çelik, bilinçli, ilgili ve rehberlik eden bir ebeveynlik yaklaşımının önemine dikkat çekti.
Güçlü aile bağları, sağlıklı iletişim ve doğru yönlendirmelerin çocukları şiddetin olumsuz etkilerine karşı koruyan en önemli unsurlar olduğunu söyleyen Çelik, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Son olarak hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Geçmiş olsun Türkiye.”
Adıyaman HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.