dini chat

Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: “Sahanın Sesini Duymak İçin Adıyaman’dayız”

Siyaset (GÖZDE) - Gözde Tv | 12.08.2026 - 15:19, Güncelleme: 12.08.2026 - 15:19
 

Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: “Sahanın Sesini Duymak İçin Adıyaman’dayız”

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Yalçın, “Rotamız Millet Projesi” kapsamında Adıyaman’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Organize Sanayi Bölgesi’nde sanayici ve işçilerle bir araya gelen Yalçın, özel eğitim kurumlarının temsilcileri, teşkilat mensupları ve basın kuruluşlarıyla da görüştü. Kentin ekonomik, sosyal ve eğitim alanındaki sorunlarını dinlediklerini belirten Yalçın, hazırlayacakları raporu parti Genel Başkanı’na sunacaklarını söyledi. Yalçın, Türkiye ekonomisinden sosyal konutlara, deprem sonrası sürecinden “Terörsüz Türkiye” projesine kadar çok sayıda konuda değerlendirmelerde bulundu.
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Yalçın, “Rotamız Millet Projesi” kapsamında Adıyaman’a geldi. Kent merkezinde çeşitli temaslarda bulunan Yalçın’ın, programına Besni ilçesinde devam edeceği belirtildi. Adıyaman ziyaretinin amacının sahadaki sorunları doğrudan vatandaşlardan dinlemek olduğunu ifade eden Yalçın, Ankara’dan bakıldığında Türkiye’nin gerçek sorunlarının tam olarak görülemediğini söyledi. Yalçın, “Rotamız Millet Projesi'nin Adıyaman durağındayız. Adıyaman'a geldik. Bugün merkezdeyiz. Yarın inşallah Besni ilçesinde ziyaretlerimize devam edeceğiz. Sahanın sesini duymak, milletimizin derdini dinlemek, dinlediğimiz dertleri ülke kamuoyuyla paylaşmak ve gündem oluşturmak için buradayız” dedi. Yaz sıcaklarına rağmen Anahtar Parti Genel Merkezi yöneticilerinin farklı illerde saha çalışması yürüttüğünü belirten Yalçın, “Yirmi genel başkan yardımcımız farklı yerlerde sahadayız. Sahanın sesine kıymet veriyoruz. Çünkü hiçbir şey Ankara'dan görüldüğü gibi değil” ifadelerini kullandı. “Adıyaman’ın kendine özgü sorunlarını dinliyoruz” Adıyaman’da teşkilat mensuplarıyla birlikte farklı toplum kesimlerinin sorunlarını dinlediklerini kaydeden Yalçın, ziyaretler kapsamında Organize Sanayi Bölgesi’nde üreticilerle bir araya geldiklerini, ardından özel eğitim kurumlarının sahipleri ve çalışanlarıyla görüştüklerini aktardı. Anahtar Parti’nin kuruluşundan bu yana sahadan beslenen bir siyasi anlayışı benimsediğini belirten Yalçın, “Teorik birtakım yaklaşımlar yerine sürekli sahadan beslenmeyi, milletimden beslenmeyi ve milletin derdiyle hemhal olmayı tercih ediyoruz. Milletin derdinin sözcüsü olmaya çalışan bir siyasi parti olarak yolumuza devam ediyoruz” diye konuştu. Adıyaman’ın Türkiye’nin genel sorunlarını yaşamakla birlikte kendine özgü ekonomik ve sosyal problemleri de bulunduğunu ifade eden Yalçın, kentte ekonomik sıkıntıların yanı sıra eğitim, adalet, sanayi ve tarımla ilgili sorunları da dinlediklerini söyledi. Yalçın, ziyaretlerinde vatandaşların sorunların farkında olduğunu ancak bu sorunlara çözüm üretecek mekanizmalardan yoksun olduklarını gördüklerini belirterek, “İnşallah bu sorunları ve çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşacağız. Buradan ayrıldığımızda hazırlayacağımız raporu Genel Başkanımıza sunacağız” dedi. “Türkiye’nin gündemi gerçek sorunlardan uzaklaştırılıyor” Türkiye’nin ekonomik ve hukuki açıdan zor bir dönemden geçtiğini savunan Yalçın, vatandaşların gerçek gündeminin kamuoyunda yeterince yer bulmadığını ileri sürdü. Ulusal medyanın vatandaşın gerçek sorunlarından uzaklaştığını iddia eden Yalçın, yerel basının ise toplumun sorunlarını gündeme taşıma noktasında önemli bir görev üstlendiğini söyledi. Yalçın, “Türkiye'nin gündemi bir magazin gibi. Partiler arası geçişler, vatandaşın gündeminde olmayan birtakım konular ve dosyalar sürekli televizyonlarda. Yerel basınımıza çok teşekkür ediyorum. Gerçekten ulusal medya tamamen vatandaşın gerçek dertlerine kapanmış durumda” ifadelerini kullandı. Türkiye’de vatandaşın yaşadığı gerçeklikle ulusal medyada anlatılan Türkiye arasında ciddi fark bulunduğunu savunan Yalçın, esnaf, öğretmen, genç, emekli, işveren ve işçilerin ekonomik koşullardan şikâyetçi olduğunu söyledi. Yerel medyayı “demokrasinin nefesi” olarak nitelendiren Yalçın, yerel gazetecilerin de ekonomik ve çalışma koşulları açısından ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek basın mensuplarına teşekkür etti. “Adıyaman OSB’de ciddi yer ve destek problemi var” Organize Sanayi Bölgesi ziyaretlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yalçın, Adıyaman sanayisinin önemli sorunları bulunduğunu ifade etti. Üretim yapan firmaların yer sıkıntısı yaşadığını, buna karşılık üretim yapmayan bazı işletmelerin sanayi bölgelerinde alan işgal ettiğini öne süren Yalçın, üretim yapan firmaların desteklenmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye'nin bu ekonomik şartlarında üretim yapan herkesin ipe sarılıp korunması gerektiğini düşünüyoruz” diyen Yalçın, üretim ve istihdam sağlayan işverenlerin desteklenmesinin ülke ekonomisi açısından zorunlu olduğunu kaydetti. Yalçın, “Nakitini, parasını bankaya yatırıp faizde çok daha fazla kazanma imkânı varken istihdam yaratan, üretim yapan insanları bu ülke her anlamda desteklemelidir, korumalı ve kollamalıdır” dedi. Ziyaret ettikleri işletmelerde 200’ün üzerinde kişinin istihdam edildiğini belirten Yalçın, üretim yapan firmaların desteklerden yeterince yararlanamadıkları yönünde şikâyetler aldıklarını söyledi. Türkiye’de konkordato ilanlarının arttığını savunan Yalçın, üretici firmaların iflastan kurtarılmaması halinde ekonomik krizin daha da derinleşeceği uyarısında bulundu. “Adıyaman’ın verimli toprakları suya kavuşturulmalı” Adıyaman’ın önemli sorunlarından birinin de tarımsal sulama olduğunu belirten Yalçın, kentin verimli topraklarının yeterince suyla buluşamadığını söyledi. Çevre illerde baraj yatırımları sayesinde sulu tarım imkânlarının arttığını ifade eden Yalçın, Adıyaman’da yapımı devam eden barajların tamamlanması konusunda ciddi beklenti bulunduğunu belirtti. Yalçın, “Adıyaman'ın verimli topraklarının bir an önce suya kavuşturulması gerekiyor. Bu çok ciddi bir problem. Ayrılan ödeneklerin yetersiz olduğuna dair genel bir kanaat var. Barajların kısa vadede bitmeyeceğine ilişkin bir endişe var” diye konuştu. “İşçi bulamama sorununun altında ekonomik nedenler var” Sanayicilerin dile getirdiği bir diğer sorunun ise eleman bulmak olduğunu aktaran Yalçın, aynı zamanda iş arayan vatandaşların da bulunduğuna dikkat çekti. “Bir taraftan iş bulamadığını söyleyen insanlar var, diğer taraftan işçi bulamadığını söyleyen sanayiciler var. Burada bir problem, bir plansızlık var” diyen Yalçın, sorunun yalnızca insanların çalışmak istememesiyle açıklanamayacağını söyledi. Özellikle gençlerin mevcut asgari ücretle çalışmanın kendilerine bağımsız bir hayat kurma imkânı vermediğini düşündüklerini ifade eden Yalçın, yüksek kira ve yaşam maliyetlerinin çalışma motivasyonunu etkilediğini savundu. Yalçın, “Genç, ‘Bu asgari ücretle ev kurabilir miyim? Kuramam. Evlenebilir miyim? Evlenemem. Bir gelecek planlayamayacaksam niye çalışayım?’ diyor. Temel problemlerden biri bu” ifadelerini kullandı. Toplum yararına çalışma programlarının da iş piyasasındaki dengeleri bozmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirten Yalçın, mevcut uygulamaların bazı çalışanların özel sektörden ayrılmasına yol açtığı yönündeki şikâyetleri de aktardı. “Türkiye orta gelir tuzağını katma değerli üretimle aşabilir” Sanayinin Türkiye ekonomisinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Yalçın, üretimin ve istihdamın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Adıyaman’daki ziyaretlerinde yerli makineler üreten firmalar gördüklerini belirten Yalçın, Türkiye’nin ithal ikameci üretimden katma değerli üretime geçme potansiyeline sahip olduğunu dile getirdi. “Türkiye yirmi yıldır, belki daha fazladır orta gelir tuzağına yakalanmış durumda. Katma değerli üretim yapamadığımız sürece bunu aşamayız” diyen Yalçın, savunma sanayisine verilen teşviklerin diğer sektörlerde de uygulanması gerektiğini savundu. Yalçın, devletin üretim yapan sanayiciyi destekleyen ve koruyan bir sistemi acilen hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti. Deprem değerlendirmesi: “Devlet olay olmadan müdahale edebilmeli” Adıyaman’ın 6 Şubat depremlerinden ağır şekilde etkilendiğini hatırlatan Yalçın, depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaşadığı acının hiçbir zaman tamamen sona ermeyeceğini söyledi. Deprem sonrası yapılan konut çalışmalarında önemli ilerleme kaydedildiğini belirten Yalçın, devletin gerçekleştirdiği doğru çalışmaları desteklediklerini ifade etti. Yalçın, “Güzel binaları neredeyse tamamlamışlar. O anlamda teşekkür ediyoruz. Hızlı bir şekilde yıkılan konutlar yenilenmiş. Ancak bazı vatandaşlarımız mağdur olduğunu, hak kaybı yaşadığını söylüyor” dedi. Eğitim altyapısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yalçın, Adıyaman’daki derslik sayısının deprem öncesindeki seviyeye henüz ulaşmadığını, ancak büyük oranda tamamlandığını söyledi. Yalçın, deprem sonrası yapılan çalışmalara teşekkür etmekle birlikte asıl hedefin afet meydana gelmeden önce gerekli tedbirleri almak olması gerektiğini vurguladı. “Biz istiyoruz ki deprem olsun da hiç kimse ölmesin, bütün binalar ayakta kalsın. O zaman teşekkür edelim. Bu kadar insan öldükten, bu kadar bina yıkıldıktan sonra teşekkür etmek de acı verici bir şey” ifadelerini kullandı. Deprem öncesinde bölgedeki riskler konusunda çeşitli akademik çalışmalar ve uyarılar bulunduğunu belirten Yalçın, devletin bu tür bilimsel uyarıları dikkate alarak önceden müdahale etmesi gerektiğini söyledi. “Nefes kredisi ve sosyal konut dar gelirliye gerçek anlamda nefes aldırmalı” Esnaf için açıklanan “Nefes Kredisi” uygulamasını da değerlendiren Yalçın, krediye ulaşmakta yaşanan sorunların bulunduğunu iddia etti. “Nefes kredisi diye bir şey var. Esnafımız nefes alacak. Ama hiç kimse nefes alamıyor. Çünkü kimseye krediyi vermiyorlar. Bir kampanya açıklanıyor ama kampanyadan kimse fayda alamıyor” diyen Yalçın, kredi mekanizmalarının esnafın gerçekten yararlanabileceği hale getirilmesi gerektiğini savundu. Sosyal konut projelerinin de dar gelirli vatandaşların ödeme gücüne göre düzenlenmesi gerektiğini belirten Yalçın, yüksek peşinat ve taksitlerin dar gelirli vatandaşlar açısından ciddi bir yük oluşturduğunu söyledi. Yalçın, sosyal konutun gerçek anlamda dar gelirliye hitap etmesi gerektiğini ifade ederek, “Sosyal konut gerçekten Türkiye'nin çok acil ihtiyacı. Özellikle kira artışlarından sonra Türkiye'nin en temel problemlerinden biri haline geldi” dedi. Devletin gerekirse vatandaşları doğrudan mülk sahibi yapmadan da sosyal konut üretip kiralama modeli geliştirebileceğini savunan Yalçın, dar gelirli vatandaşların ödeme gücüne uygun çözümler üretilmesi çağrısında bulundu. “Terörsüz Türkiye’yi destekliyoruz, yönteme itiraz ediyoruz” Yalçın’ın basın toplantısında en dikkat çekici başlıklardan biri de “Terörsüz Türkiye” süreci oldu. Terörün sona erdirilmesi hedefini desteklediklerini ancak izlenen yönteme ve sürecin muhataplarına itiraz ettiklerini belirten Yalçın, terör örgütünün muhatap alınmasının doğru olmadığını savundu. “Terörsüz Türkiye'ye sonuna kadar destek veriyoruz ama Terörsüz Türkiye projesine çok ciddi eleştirilerimiz var. Biz yöntemine ve muhataplarına karşıyız” diyen Yalçın, bölgedeki vatandaşların, kanaat önderlerinin, esnafın ve toplumun farklı kesimlerinin doğrudan dinlenmesi gerektiğini söyledi. Geçmişteki çözüm süreci deneyimine dikkat çeken Yalçın, benzer bir sürecin Türkiye açısından güvenlik sorunlarına yol açabileceği yönündeki endişelerini dile getirdi. Yalçın, “Biz vatandaşlarımızla görüşerek bir problem varsa onu çözmenin doğru olduğunu söylüyoruz. Terör örgütünü muhatap aldığınızda, terör örgütünü bütün Kürtlerin temsilcisi gibi yaptığınızda bu sorunun çözüme kavuşması mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Sürecin toplumsal onayla yürütülmesi gerektiğini savunan Yalçın, “Ya referandum yapılmalı ya da erken seçime gidilmelidir” dedi. “Kürt vatandaşlarımızla herhangi bir problemimiz yok” Etnik kimlikler arasında doğal bir sorun bulunmadığını belirten Yalçın, Türkiye’de farklı kimliklerin bir arada yaşamasının önünde bir engel olmadığını söyledi. Yalçın, “Biz Türkiye'de hiçbir etnik kimliğin birbiriyle problemi olduğunu düşünmüyoruz. Benim bir Kürt vatandaşımızla, Kürt arkadaşımızla, Kürt dostumuzla veya diğer kimliklerle hiçbir problemimiz yok. Etnik problemi üreten bu toprakların kültürü değil” dedi. Devletin bölgede yaşayan vatandaşların doğrudan görüşlerini dinlemesi gerektiğini belirten Yalçın, sürecin toplumsal tabanının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Suriye ve bölgesel gelişmeler konusunda uyarı Yalçın, Türkiye’nin Suriye, Irak ve İran’daki gelişmeler nedeniyle ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya olduğunu savundu. Bölgedeki gelişmelerin Türkiye’nin güvenliği açısından yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Yalçın, Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını söyledi. Yalçın, Suriye’deki gelişmelerin yanı sıra Irak ve İran’daki istikrarsızlık ihtimalinin de Türkiye açısından ciddi riskler oluşturabileceğini dile getirdi. Anahtar Parti Genel Başkanı’nın bölgenin güvenliğine yönelik özel bir ordu kurulması gerektiği yönündeki görüşünü de aktaran Yalçın, Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısında daha dikkatli ve stratejik hareket etmesi gerektiğini söyledi. “AK Parti’nin sahadaki toplumsal desteğini kaybettiğini görüyoruz” Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Yalçın, AK Parti’nin iktidardaki 25 yıllık dönemini de değerlendirdi. AK Parti’nin ilk yıllarında ekonomik anlamda önemli bir rahatlama yaşandığını belirten Yalçın, sonraki yıllarda ise Türkiye’nin ekonomik kriz, enflasyon, güvenlik ve siyasi sorunlarla karşı karşıya kaldığını savundu. Enflasyonla mücadelenin uzun süredir devam ettiğini belirten Yalçın, iktidarın önce ekonomik sorunları ağırlaştırdığını, daha sonra çözmeye çalışırken başarı olarak sunduğunu ileri sürdü. Sahadaki gözlemlerine dayanarak AK Parti’nin toplumsal desteğinde gerileme olduğunu öne süren Yalçın, “Sahada gördüğümüz, toplumsal desteğini kaybetmiş bir AK Parti var. Bu seçimde de geçmişte olduğu gibi sonuç alınacağını düşünmüyorum” dedi. “Sorunları yerinde dinlemeye devam edeceğiz” Adıyaman temaslarının ardından hazırlayacakları raporu Anahtar Parti Genel Başkanı’na sunacaklarını belirten Yalçın, saha çalışmalarının farklı illerde devam edeceğini söyledi. Yalçın, amaçlarının vatandaşın gerçek sorunlarını doğrudan dinlemek, çözüm önerilerini ortaya koymak ve bu sorunları ülke gündemine taşımak olduğunu vurguladı. Anahtar Parti’nin sahadan kopmadan çalışmalarını sürdüreceğini ifade eden Yalçın, Adıyaman’da kendilerine aktarılan sanayi, tarım, istihdam, eğitim, deprem, sosyal konut ve ekonomik sorunların raporlaştırılacağını kaydetti. Yalçın’ın Adıyaman programının ardından Besni ilçesinde çeşitli ziyaret ve temaslarla devam edeceği bildirildi.
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Yalçın, “Rotamız Millet Projesi” kapsamında Adıyaman’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Organize Sanayi Bölgesi’nde sanayici ve işçilerle bir araya gelen Yalçın, özel eğitim kurumlarının temsilcileri, teşkilat mensupları ve basın kuruluşlarıyla da görüştü. Kentin ekonomik, sosyal ve eğitim alanındaki sorunlarını dinlediklerini belirten Yalçın, hazırlayacakları raporu parti Genel Başkanı’na sunacaklarını söyledi. Yalçın, Türkiye ekonomisinden sosyal konutlara, deprem sonrası sürecinden “Terörsüz Türkiye” projesine kadar çok sayıda konuda değerlendirmelerde bulundu.

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Yalçın, “Rotamız Millet Projesi” kapsamında Adıyaman’a geldi. Kent merkezinde çeşitli temaslarda bulunan Yalçın’ın, programına Besni ilçesinde devam edeceği belirtildi.

Adıyaman ziyaretinin amacının sahadaki sorunları doğrudan vatandaşlardan dinlemek olduğunu ifade eden Yalçın, Ankara’dan bakıldığında Türkiye’nin gerçek sorunlarının tam olarak görülemediğini söyledi.

Yalçın, “Rotamız Millet Projesi'nin Adıyaman durağındayız. Adıyaman'a geldik. Bugün merkezdeyiz. Yarın inşallah Besni ilçesinde ziyaretlerimize devam edeceğiz. Sahanın sesini duymak, milletimizin derdini dinlemek, dinlediğimiz dertleri ülke kamuoyuyla paylaşmak ve gündem oluşturmak için buradayız” dedi.

Yaz sıcaklarına rağmen Anahtar Parti Genel Merkezi yöneticilerinin farklı illerde saha çalışması yürüttüğünü belirten Yalçın, “Yirmi genel başkan yardımcımız farklı yerlerde sahadayız. Sahanın sesine kıymet veriyoruz. Çünkü hiçbir şey Ankara'dan görüldüğü gibi değil” ifadelerini kullandı.

“Adıyaman’ın kendine özgü sorunlarını dinliyoruz”

Adıyaman’da teşkilat mensuplarıyla birlikte farklı toplum kesimlerinin sorunlarını dinlediklerini kaydeden Yalçın, ziyaretler kapsamında Organize Sanayi Bölgesi’nde üreticilerle bir araya geldiklerini, ardından özel eğitim kurumlarının sahipleri ve çalışanlarıyla görüştüklerini aktardı.

Anahtar Parti’nin kuruluşundan bu yana sahadan beslenen bir siyasi anlayışı benimsediğini belirten Yalçın, “Teorik birtakım yaklaşımlar yerine sürekli sahadan beslenmeyi, milletimden beslenmeyi ve milletin derdiyle hemhal olmayı tercih ediyoruz. Milletin derdinin sözcüsü olmaya çalışan bir siyasi parti olarak yolumuza devam ediyoruz” diye konuştu.

Adıyaman’ın Türkiye’nin genel sorunlarını yaşamakla birlikte kendine özgü ekonomik ve sosyal problemleri de bulunduğunu ifade eden Yalçın, kentte ekonomik sıkıntıların yanı sıra eğitim, adalet, sanayi ve tarımla ilgili sorunları da dinlediklerini söyledi.

Yalçın, ziyaretlerinde vatandaşların sorunların farkında olduğunu ancak bu sorunlara çözüm üretecek mekanizmalardan yoksun olduklarını gördüklerini belirterek, “İnşallah bu sorunları ve çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşacağız. Buradan ayrıldığımızda hazırlayacağımız raporu Genel Başkanımıza sunacağız” dedi.

“Türkiye’nin gündemi gerçek sorunlardan uzaklaştırılıyor”

Türkiye’nin ekonomik ve hukuki açıdan zor bir dönemden geçtiğini savunan Yalçın, vatandaşların gerçek gündeminin kamuoyunda yeterince yer bulmadığını ileri sürdü.

Ulusal medyanın vatandaşın gerçek sorunlarından uzaklaştığını iddia eden Yalçın, yerel basının ise toplumun sorunlarını gündeme taşıma noktasında önemli bir görev üstlendiğini söyledi.

Yalçın, “Türkiye'nin gündemi bir magazin gibi. Partiler arası geçişler, vatandaşın gündeminde olmayan birtakım konular ve dosyalar sürekli televizyonlarda. Yerel basınımıza çok teşekkür ediyorum. Gerçekten ulusal medya tamamen vatandaşın gerçek dertlerine kapanmış durumda” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de vatandaşın yaşadığı gerçeklikle ulusal medyada anlatılan Türkiye arasında ciddi fark bulunduğunu savunan Yalçın, esnaf, öğretmen, genç, emekli, işveren ve işçilerin ekonomik koşullardan şikâyetçi olduğunu söyledi.

Yerel medyayı “demokrasinin nefesi” olarak nitelendiren Yalçın, yerel gazetecilerin de ekonomik ve çalışma koşulları açısından ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek basın mensuplarına teşekkür etti.

“Adıyaman OSB’de ciddi yer ve destek problemi var”

Organize Sanayi Bölgesi ziyaretlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yalçın, Adıyaman sanayisinin önemli sorunları bulunduğunu ifade etti.

Üretim yapan firmaların yer sıkıntısı yaşadığını, buna karşılık üretim yapmayan bazı işletmelerin sanayi bölgelerinde alan işgal ettiğini öne süren Yalçın, üretim yapan firmaların desteklenmesi gerektiğini söyledi.

“Türkiye'nin bu ekonomik şartlarında üretim yapan herkesin ipe sarılıp korunması gerektiğini düşünüyoruz” diyen Yalçın, üretim ve istihdam sağlayan işverenlerin desteklenmesinin ülke ekonomisi açısından zorunlu olduğunu kaydetti.

Yalçın, “Nakitini, parasını bankaya yatırıp faizde çok daha fazla kazanma imkânı varken istihdam yaratan, üretim yapan insanları bu ülke her anlamda desteklemelidir, korumalı ve kollamalıdır” dedi.

Ziyaret ettikleri işletmelerde 200’ün üzerinde kişinin istihdam edildiğini belirten Yalçın, üretim yapan firmaların desteklerden yeterince yararlanamadıkları yönünde şikâyetler aldıklarını söyledi.

Türkiye’de konkordato ilanlarının arttığını savunan Yalçın, üretici firmaların iflastan kurtarılmaması halinde ekonomik krizin daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.

“Adıyaman’ın verimli toprakları suya kavuşturulmalı”

Adıyaman’ın önemli sorunlarından birinin de tarımsal sulama olduğunu belirten Yalçın, kentin verimli topraklarının yeterince suyla buluşamadığını söyledi.

Çevre illerde baraj yatırımları sayesinde sulu tarım imkânlarının arttığını ifade eden Yalçın, Adıyaman’da yapımı devam eden barajların tamamlanması konusunda ciddi beklenti bulunduğunu belirtti.

Yalçın, “Adıyaman'ın verimli topraklarının bir an önce suya kavuşturulması gerekiyor. Bu çok ciddi bir problem. Ayrılan ödeneklerin yetersiz olduğuna dair genel bir kanaat var. Barajların kısa vadede bitmeyeceğine ilişkin bir endişe var” diye konuştu.

“İşçi bulamama sorununun altında ekonomik nedenler var”

Sanayicilerin dile getirdiği bir diğer sorunun ise eleman bulmak olduğunu aktaran Yalçın, aynı zamanda iş arayan vatandaşların da bulunduğuna dikkat çekti.

“Bir taraftan iş bulamadığını söyleyen insanlar var, diğer taraftan işçi bulamadığını söyleyen sanayiciler var. Burada bir problem, bir plansızlık var” diyen Yalçın, sorunun yalnızca insanların çalışmak istememesiyle açıklanamayacağını söyledi.

Özellikle gençlerin mevcut asgari ücretle çalışmanın kendilerine bağımsız bir hayat kurma imkânı vermediğini düşündüklerini ifade eden Yalçın, yüksek kira ve yaşam maliyetlerinin çalışma motivasyonunu etkilediğini savundu.

Yalçın, “Genç, ‘Bu asgari ücretle ev kurabilir miyim? Kuramam. Evlenebilir miyim? Evlenemem. Bir gelecek planlayamayacaksam niye çalışayım?’ diyor. Temel problemlerden biri bu” ifadelerini kullandı.

Toplum yararına çalışma programlarının da iş piyasasındaki dengeleri bozmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirten Yalçın, mevcut uygulamaların bazı çalışanların özel sektörden ayrılmasına yol açtığı yönündeki şikâyetleri de aktardı.

“Türkiye orta gelir tuzağını katma değerli üretimle aşabilir”

Sanayinin Türkiye ekonomisinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Yalçın, üretimin ve istihdamın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Adıyaman’daki ziyaretlerinde yerli makineler üreten firmalar gördüklerini belirten Yalçın, Türkiye’nin ithal ikameci üretimden katma değerli üretime geçme potansiyeline sahip olduğunu dile getirdi.

“Türkiye yirmi yıldır, belki daha fazladır orta gelir tuzağına yakalanmış durumda. Katma değerli üretim yapamadığımız sürece bunu aşamayız” diyen Yalçın, savunma sanayisine verilen teşviklerin diğer sektörlerde de uygulanması gerektiğini savundu.

Yalçın, devletin üretim yapan sanayiciyi destekleyen ve koruyan bir sistemi acilen hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti.

Deprem değerlendirmesi: “Devlet olay olmadan müdahale edebilmeli”

Adıyaman’ın 6 Şubat depremlerinden ağır şekilde etkilendiğini hatırlatan Yalçın, depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaşadığı acının hiçbir zaman tamamen sona ermeyeceğini söyledi.

Deprem sonrası yapılan konut çalışmalarında önemli ilerleme kaydedildiğini belirten Yalçın, devletin gerçekleştirdiği doğru çalışmaları desteklediklerini ifade etti.

Yalçın, “Güzel binaları neredeyse tamamlamışlar. O anlamda teşekkür ediyoruz. Hızlı bir şekilde yıkılan konutlar yenilenmiş. Ancak bazı vatandaşlarımız mağdur olduğunu, hak kaybı yaşadığını söylüyor” dedi.

Eğitim altyapısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yalçın, Adıyaman’daki derslik sayısının deprem öncesindeki seviyeye henüz ulaşmadığını, ancak büyük oranda tamamlandığını söyledi.

Yalçın, deprem sonrası yapılan çalışmalara teşekkür etmekle birlikte asıl hedefin afet meydana gelmeden önce gerekli tedbirleri almak olması gerektiğini vurguladı.

“Biz istiyoruz ki deprem olsun da hiç kimse ölmesin, bütün binalar ayakta kalsın. O zaman teşekkür edelim. Bu kadar insan öldükten, bu kadar bina yıkıldıktan sonra teşekkür etmek de acı verici bir şey” ifadelerini kullandı.

Deprem öncesinde bölgedeki riskler konusunda çeşitli akademik çalışmalar ve uyarılar bulunduğunu belirten Yalçın, devletin bu tür bilimsel uyarıları dikkate alarak önceden müdahale etmesi gerektiğini söyledi.

“Nefes kredisi ve sosyal konut dar gelirliye gerçek anlamda nefes aldırmalı”

Esnaf için açıklanan “Nefes Kredisi” uygulamasını da değerlendiren Yalçın, krediye ulaşmakta yaşanan sorunların bulunduğunu iddia etti.

“Nefes kredisi diye bir şey var. Esnafımız nefes alacak. Ama hiç kimse nefes alamıyor. Çünkü kimseye krediyi vermiyorlar. Bir kampanya açıklanıyor ama kampanyadan kimse fayda alamıyor” diyen Yalçın, kredi mekanizmalarının esnafın gerçekten yararlanabileceği hale getirilmesi gerektiğini savundu.

Sosyal konut projelerinin de dar gelirli vatandaşların ödeme gücüne göre düzenlenmesi gerektiğini belirten Yalçın, yüksek peşinat ve taksitlerin dar gelirli vatandaşlar açısından ciddi bir yük oluşturduğunu söyledi.

Yalçın, sosyal konutun gerçek anlamda dar gelirliye hitap etmesi gerektiğini ifade ederek, “Sosyal konut gerçekten Türkiye'nin çok acil ihtiyacı. Özellikle kira artışlarından sonra Türkiye'nin en temel problemlerinden biri haline geldi” dedi.

Devletin gerekirse vatandaşları doğrudan mülk sahibi yapmadan da sosyal konut üretip kiralama modeli geliştirebileceğini savunan Yalçın, dar gelirli vatandaşların ödeme gücüne uygun çözümler üretilmesi çağrısında bulundu.

“Terörsüz Türkiye’yi destekliyoruz, yönteme itiraz ediyoruz”

Yalçın’ın basın toplantısında en dikkat çekici başlıklardan biri de “Terörsüz Türkiye” süreci oldu.

Terörün sona erdirilmesi hedefini desteklediklerini ancak izlenen yönteme ve sürecin muhataplarına itiraz ettiklerini belirten Yalçın, terör örgütünün muhatap alınmasının doğru olmadığını savundu.

“Terörsüz Türkiye'ye sonuna kadar destek veriyoruz ama Terörsüz Türkiye projesine çok ciddi eleştirilerimiz var. Biz yöntemine ve muhataplarına karşıyız” diyen Yalçın, bölgedeki vatandaşların, kanaat önderlerinin, esnafın ve toplumun farklı kesimlerinin doğrudan dinlenmesi gerektiğini söyledi.

Geçmişteki çözüm süreci deneyimine dikkat çeken Yalçın, benzer bir sürecin Türkiye açısından güvenlik sorunlarına yol açabileceği yönündeki endişelerini dile getirdi.

Yalçın, “Biz vatandaşlarımızla görüşerek bir problem varsa onu çözmenin doğru olduğunu söylüyoruz. Terör örgütünü muhatap aldığınızda, terör örgütünü bütün Kürtlerin temsilcisi gibi yaptığınızda bu sorunun çözüme kavuşması mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Sürecin toplumsal onayla yürütülmesi gerektiğini savunan Yalçın, “Ya referandum yapılmalı ya da erken seçime gidilmelidir” dedi.

“Kürt vatandaşlarımızla herhangi bir problemimiz yok”

Etnik kimlikler arasında doğal bir sorun bulunmadığını belirten Yalçın, Türkiye’de farklı kimliklerin bir arada yaşamasının önünde bir engel olmadığını söyledi.

Yalçın, “Biz Türkiye'de hiçbir etnik kimliğin birbiriyle problemi olduğunu düşünmüyoruz. Benim bir Kürt vatandaşımızla, Kürt arkadaşımızla, Kürt dostumuzla veya diğer kimliklerle hiçbir problemimiz yok. Etnik problemi üreten bu toprakların kültürü değil” dedi.

Devletin bölgede yaşayan vatandaşların doğrudan görüşlerini dinlemesi gerektiğini belirten Yalçın, sürecin toplumsal tabanının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Suriye ve bölgesel gelişmeler konusunda uyarı

Yalçın, Türkiye’nin Suriye, Irak ve İran’daki gelişmeler nedeniyle ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya olduğunu savundu.

Bölgedeki gelişmelerin Türkiye’nin güvenliği açısından yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Yalçın, Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını söyledi.

Yalçın, Suriye’deki gelişmelerin yanı sıra Irak ve İran’daki istikrarsızlık ihtimalinin de Türkiye açısından ciddi riskler oluşturabileceğini dile getirdi.

Anahtar Parti Genel Başkanı’nın bölgenin güvenliğine yönelik özel bir ordu kurulması gerektiği yönündeki görüşünü de aktaran Yalçın, Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısında daha dikkatli ve stratejik hareket etmesi gerektiğini söyledi.

“AK Parti’nin sahadaki toplumsal desteğini kaybettiğini görüyoruz”

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Yalçın, AK Parti’nin iktidardaki 25 yıllık dönemini de değerlendirdi.

AK Parti’nin ilk yıllarında ekonomik anlamda önemli bir rahatlama yaşandığını belirten Yalçın, sonraki yıllarda ise Türkiye’nin ekonomik kriz, enflasyon, güvenlik ve siyasi sorunlarla karşı karşıya kaldığını savundu.

Enflasyonla mücadelenin uzun süredir devam ettiğini belirten Yalçın, iktidarın önce ekonomik sorunları ağırlaştırdığını, daha sonra çözmeye çalışırken başarı olarak sunduğunu ileri sürdü.

Sahadaki gözlemlerine dayanarak AK Parti’nin toplumsal desteğinde gerileme olduğunu öne süren Yalçın, “Sahada gördüğümüz, toplumsal desteğini kaybetmiş bir AK Parti var. Bu seçimde de geçmişte olduğu gibi sonuç alınacağını düşünmüyorum” dedi.

“Sorunları yerinde dinlemeye devam edeceğiz”

Adıyaman temaslarının ardından hazırlayacakları raporu Anahtar Parti Genel Başkanı’na sunacaklarını belirten Yalçın, saha çalışmalarının farklı illerde devam edeceğini söyledi.

Yalçın, amaçlarının vatandaşın gerçek sorunlarını doğrudan dinlemek, çözüm önerilerini ortaya koymak ve bu sorunları ülke gündemine taşımak olduğunu vurguladı.

Anahtar Parti’nin sahadan kopmadan çalışmalarını sürdüreceğini ifade eden Yalçın, Adıyaman’da kendilerine aktarılan sanayi, tarım, istihdam, eğitim, deprem, sosyal konut ve ekonomik sorunların raporlaştırılacağını kaydetti.

Yalçın’ın Adıyaman programının ardından Besni ilçesinde çeşitli ziyaret ve temaslarla devam edeceği bildirildi.

Adıyaman HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gozdetv.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.