giftcardmall/mygift dini chat taraftarium24 taraftarium24

Hanelerin Yarısı Sağlık Harcamalarını Yük Olarak Görüyor, En Yoksullar Daha Ağır İşlerde Çalışıyor

Haberde İnsan (PHA) - Perre Haber Ajansı | 26.02.2026 - 11:42, Güncelleme: 26.02.2026 - 11:42
 

Hanelerin Yarısı Sağlık Harcamalarını Yük Olarak Görüyor, En Yoksullar Daha Ağır İşlerde Çalışıyor

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 Sağlık Modülü verilerine göre sağlık harcamaları hanelerin önemli bir kısmı için ekonomik yük oluştururken, düşük gelir grubunda bu baskı daha belirgin hale geldi. Araştırma ayrıca toplumun büyük bölümünün fiziksel aktiviteye zaman ayırmadığını ve yoksulluk riski altındakilerin daha ağır işlerde çalıştığını ortaya koydu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması ile birlikte 2025 yılında uygulanan “Sağlık Modülü” sonuçları, Türkiye’de hanelerin sağlık harcamaları karşısındaki durumunu ve bireylerin sağlık, çalışma ve yaşam alışkanlıklarını çarpıcı verilerle ortaya koydu. Avrupa Birliği ülkeleriyle eş zamanlı yürütülen çalışma, 15 yaş ve üzerindeki fertlerin sağlık durumunu ve sağlık harcamalarının hane bütçesine etkisini ayrıntılı biçimde inceledi. Muayene ve Tedavi Harcamaları Hanelerin Yüzde 6,1’ine “Çok Yük” Getirdi Araştırmaya göre doktor muayene ve tedavi harcamaları, hanelerin: %6,1’ine çok yük, %50,2’sine biraz yük, %40,9’una ise hiç yük getirmedi. Bu tablo, her iki haneden birinin sağlık harcamalarını bütçesi üzerinde hissedilir bir yük olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Diş muayene ve tedavi harcamaları ise daha farklı bir dağılım gösterdi: %5,3’üne çok yük, %37,2’sine biraz yük, %28,9’una yük getirmedi. İlaç harcamalarında da benzer bir durum söz konusu: %5,0’ı çok yük, %50,9’u biraz yük, %44,0’ı ise yük getirmediğini belirtti. Bu veriler, özellikle muayene ve ilaç giderlerinin hanelerin yarısından fazlasında ekonomik baskı oluşturduğunu gösteriyor. Diş Tedavisinde Gelir Farkı Belirgin Son 12 ay içinde: Hanelerin %2,7’si muayene veya tedavi, %28,6’sı diş muayenesi veya tedavisi, %0,1’i ise ilaç harcaması yapmadı. En dikkat çekici farklılık diş harcamalarında ortaya çıktı. Gelir düzeyi arttıkça diş muayene ve tedavisi yaptırmama oranı düşüyor. Diş harcaması yapmayanların oranı: En düşük %20’lik gelir grubunda %45,4 İkinci %20’lik grupta %36,5 Üçüncü %20’lik grupta %32,0 Dördüncü %20’lik grupta %28,1 En yüksek %20’lik gelir grubunda %25,5 Bu sonuç, düşük gelir grubundaki hanelerin diş sağlığı hizmetlerine erişimde daha sınırlı kaldığını düşündürüyor. En Yoksul Kesim Sağlık Harcamalarını Daha Fazla Yük Olarak Görüyor En düşük gelir grubundaki hanelerin: %62,9’u doktor muayene ve tedavisini, %37,6’sı diş tedavisini, %65,5’i ilaç harcamalarını yük olarak değerlendirdi. Buna karşılık en yüksek gelir grubundaki hanelerin: %53,0’ı doktor muayene ve tedavisinin, %38,0’ı diş tedavisinin, %59,5’i ilaç harcamalarının kendilerine yük getirmediğini ifade etti. Veriler, gelir düzeyi ile sağlık harcamalarının algılanan yükü arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Yoksulluk Riski Altındakiler Daha Ağır İşlerde Çalışıyor 15 yaş ve üzeri çalışan fertlerin çalışma süresince fiziksel aktivite yoğunluğu incelendiğinde: %29,4’ü çoğunlukla oturarak, %45,5’i ayakta durarak, %18,7’si yürüyerek veya orta düzey fiziksel aktivite yaparak, %6,4’ü ağır iş ya da ağır fiziksel aktivite yaparak çalışıyor. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların yalnızca %17,2’si oturarak çalışırken, risk altında olmayanlarda bu oran %31,7’ye yükseliyor. Ağır işte çalışanların oranı ise yoksulluk riski altında olanlarda %11,2 ile daha yüksek seviyede bulunuyor. Bu durum, sosyoekonomik eşitsizliğin çalışma koşullarına da yansıdığını gösteriyor. Toplumun Üçte İkisi Fiziksel Aktiviteye Zaman Ayırmıyor Araştırma, boş zaman alışkanlıklarına ilişkin çarpıcı bir tabloyu da ortaya koydu. 15 yaş ve üzerindekilerin: %1,4’ü günde iki kez veya daha fazla, %11,6’sı günde bir kez, %5,6’sı haftada 4–6 kez, %11,5’i haftada 1–3 kez, %6,7’si haftada birden az en az 10 dakika kesintisiz fiziksel aktivite yapıyor. Buna karşılık fertlerin %63,3’ü fiziksel aktivite ya da boş zaman faaliyetlerine hiç zaman ayırmıyor. Bu oran, hareketsiz yaşam biçiminin toplumda oldukça yaygın olduğunu ortaya koyuyor. En Fazla Zorlanılan Alan: Görme Araştırmada bireylerin günlük faaliyetlerde yaşadığı zorluklar da incelendi. 15 yaş ve üzerindekilerin: %96,9’u iletişimde, %95,8’i öz bakımda, %90,0’ı işitmede, %85,2’si hatırlamada, %80,5’i görmede, %79,7’si yürümede sorun yaşamadığını belirtti. En çok zorlanılan faaliyetler ise: %17,3 ile görme, %15,2 ile yürüme, %12,6 ile hatırlama oldu. İletişim faaliyetlerinde zorlananların oranı %2,2 ile en düşük seviyede kaldı. Tamamen yapamama oranları ise oldukça düşük çıktı: %0,5 öz bakım, %0,4 yürüme, %0,2 hatırlama ve iletişim. Sağlık Modülü sonuçları, Türkiye’de sağlık harcamalarının özellikle düşük gelir grupları için ciddi bir ekonomik baskı oluşturduğunu, diş sağlığı hizmetlerinde gelir eşitsizliğinin belirginleştiğini ve toplumun büyük bir kısmının fiziksel aktiviteden uzak bir yaşam sürdüğünü ortaya koyuyor. Veriler, sağlık hizmetlerine erişim, gelir dağılımı ve yaşam tarzı alışkanlıklarının birbirleriyle güçlü biçimde bağlantılı olduğunu gösterirken, özellikle düşük gelir gruplarına yönelik koruyucu ve destekleyici sağlık politikalarının önemini bir kez daha gündeme taşıyor. 
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 Sağlık Modülü verilerine göre sağlık harcamaları hanelerin önemli bir kısmı için ekonomik yük oluştururken, düşük gelir grubunda bu baskı daha belirgin hale geldi. Araştırma ayrıca toplumun büyük bölümünün fiziksel aktiviteye zaman ayırmadığını ve yoksulluk riski altındakilerin daha ağır işlerde çalıştığını ortaya koydu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması ile birlikte 2025 yılında uygulanan “Sağlık Modülü” sonuçları, Türkiye’de hanelerin sağlık harcamaları karşısındaki durumunu ve bireylerin sağlık, çalışma ve yaşam alışkanlıklarını çarpıcı verilerle ortaya koydu. Avrupa Birliği ülkeleriyle eş zamanlı yürütülen çalışma, 15 yaş ve üzerindeki fertlerin sağlık durumunu ve sağlık harcamalarının hane bütçesine etkisini ayrıntılı biçimde inceledi.

Muayene ve Tedavi Harcamaları Hanelerin Yüzde 6,1’ine “Çok Yük” Getirdi

Araştırmaya göre doktor muayene ve tedavi harcamaları, hanelerin:

%6,1’ine çok yük,

%50,2’sine biraz yük,

%40,9’una ise hiç yük getirmedi.

Bu tablo, her iki haneden birinin sağlık harcamalarını bütçesi üzerinde hissedilir bir yük olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Diş muayene ve tedavi harcamaları ise daha farklı bir dağılım gösterdi:

%5,3’üne çok yük,

%37,2’sine biraz yük,

%28,9’una yük getirmedi.

İlaç harcamalarında da benzer bir durum söz konusu:

%5,0’ı çok yük,

%50,9’u biraz yük,

%44,0’ı ise yük getirmediğini belirtti.

Bu veriler, özellikle muayene ve ilaç giderlerinin hanelerin yarısından fazlasında ekonomik baskı oluşturduğunu gösteriyor.

Diş Tedavisinde Gelir Farkı Belirgin

Son 12 ay içinde:

Hanelerin %2,7’si muayene veya tedavi,

%28,6’sı diş muayenesi veya tedavisi,

%0,1’i ise ilaç harcaması yapmadı.

En dikkat çekici farklılık diş harcamalarında ortaya çıktı. Gelir düzeyi arttıkça diş muayene ve tedavisi yaptırmama oranı düşüyor.

Diş harcaması yapmayanların oranı:

En düşük %20’lik gelir grubunda %45,4

İkinci %20’lik grupta %36,5

Üçüncü %20’lik grupta %32,0

Dördüncü %20’lik grupta %28,1

En yüksek %20’lik gelir grubunda %25,5

Bu sonuç, düşük gelir grubundaki hanelerin diş sağlığı hizmetlerine erişimde daha sınırlı kaldığını düşündürüyor.

En Yoksul Kesim Sağlık Harcamalarını Daha Fazla Yük Olarak Görüyor

En düşük gelir grubundaki hanelerin:

%62,9’u doktor muayene ve tedavisini,

%37,6’sı diş tedavisini,

%65,5’i ilaç harcamalarını yük olarak değerlendirdi.

Buna karşılık en yüksek gelir grubundaki hanelerin:

%53,0’ı doktor muayene ve tedavisinin,

%38,0’ı diş tedavisinin,

%59,5’i ilaç harcamalarının kendilerine yük getirmediğini ifade etti.

Veriler, gelir düzeyi ile sağlık harcamalarının algılanan yükü arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor.

Yoksulluk Riski Altındakiler Daha Ağır İşlerde Çalışıyor

15 yaş ve üzeri çalışan fertlerin çalışma süresince fiziksel aktivite yoğunluğu incelendiğinde:

%29,4’ü çoğunlukla oturarak,

%45,5’i ayakta durarak,

%18,7’si yürüyerek veya orta düzey fiziksel aktivite yaparak,

%6,4’ü ağır iş ya da ağır fiziksel aktivite yaparak çalışıyor.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların yalnızca %17,2’si oturarak çalışırken, risk altında olmayanlarda bu oran %31,7’ye yükseliyor.

Ağır işte çalışanların oranı ise yoksulluk riski altında olanlarda %11,2 ile daha yüksek seviyede bulunuyor. Bu durum, sosyoekonomik eşitsizliğin çalışma koşullarına da yansıdığını gösteriyor.

Toplumun Üçte İkisi Fiziksel Aktiviteye Zaman Ayırmıyor

Araştırma, boş zaman alışkanlıklarına ilişkin çarpıcı bir tabloyu da ortaya koydu.

15 yaş ve üzerindekilerin:

%1,4’ü günde iki kez veya daha fazla,

%11,6’sı günde bir kez,

%5,6’sı haftada 4–6 kez,

%11,5’i haftada 1–3 kez,

%6,7’si haftada birden az

en az 10 dakika kesintisiz fiziksel aktivite yapıyor.

Buna karşılık fertlerin %63,3’ü fiziksel aktivite ya da boş zaman faaliyetlerine hiç zaman ayırmıyor.

Bu oran, hareketsiz yaşam biçiminin toplumda oldukça yaygın olduğunu ortaya koyuyor.

En Fazla Zorlanılan Alan: Görme

Araştırmada bireylerin günlük faaliyetlerde yaşadığı zorluklar da incelendi. 15 yaş ve üzerindekilerin:

%96,9’u iletişimde,

%95,8’i öz bakımda,

%90,0’ı işitmede,

%85,2’si hatırlamada,

%80,5’i görmede,

%79,7’si yürümede

sorun yaşamadığını belirtti.

En çok zorlanılan faaliyetler ise:

%17,3 ile görme,

%15,2 ile yürüme,

%12,6 ile hatırlama oldu.

İletişim faaliyetlerinde zorlananların oranı %2,2 ile en düşük seviyede kaldı.

Tamamen yapamama oranları ise oldukça düşük çıktı:

%0,5 öz bakım,

%0,4 yürüme,

%0,2 hatırlama ve iletişim.

Sağlık Modülü sonuçları, Türkiye’de sağlık harcamalarının özellikle düşük gelir grupları için ciddi bir ekonomik baskı oluşturduğunu, diş sağlığı hizmetlerinde gelir eşitsizliğinin belirginleştiğini ve toplumun büyük bir kısmının fiziksel aktiviteden uzak bir yaşam sürdüğünü ortaya koyuyor.

Veriler, sağlık hizmetlerine erişim, gelir dağılımı ve yaşam tarzı alışkanlıklarının birbirleriyle güçlü biçimde bağlantılı olduğunu gösterirken, özellikle düşük gelir gruplarına yönelik koruyucu ve destekleyici sağlık politikalarının önemini bir kez daha gündeme taşıyor. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gozdetv.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Penis Büyütme Ameliyatı Meme Büyütme Ankara Burun Estetiği Ankara Lazer Epilasyon Ankara Lazer Epilasyon Ankara Dövme Sildirme Ankara Lazer Epilasyon Çayyolu Lazer Epilasyon Konya Cilt Bakımı Konya Kıl Dönmesi Tedavisi Ankara Hemoroid Tedavisi Ankara Meme Ultrasonu Ankara Radyolog Ankara Selülit Tedavisi Konya Göz Kapağı Estetiği Ankara