giftcardmall/mygift dini chat
İlyas İNAN
Köşe Yazarı
İlyas İNAN
 

6 Şubat, artık sadece bir takvim yaprağı değil; Adıyaman için, bizim için zamanın ikiye bölündüğü o keskin çizgi.

6 Şubat, artık sadece bir takvim yaprağı değil; Adıyaman için, bizim için zamanın ikiye bölündüğü o keskin çizgi. O gece 04.17’de saatler durduğunda, sadece binalar sarsılmadı; bildiğimiz tüm güven duygusu, yarın planları ve sokakların neşesi de o enkazın altında kaldı.     04.17: Bir Şehrin ve Bir Ailenin Hafızası   Bazı tarihler vardır, üzerinden ne kadar vakit geçerse geçsin soğumaz. Adıyaman’da yaşayan bizler için 6 Şubat, hafızalarımıza kazınan o derin uğultu ve zifiri karanlıkla eş değer. O gece, sarsıntı başladığında duvarların üzerimize eğilişini, dışarıdaki o soğuk sessizliği ve sevdiklerimizin nefesini yanımızda hissetmenin ne kadar hayati olduğunu iliklerimize kadar hissettik.     En Büyük Sığınak: Aile   Depremin o ilk saniyelerinde insanın zihninden geçenler, aslında hayatın en yalın özetidir. Malın, mülkün, unvanların hiçbir hükmünün kalmadığı o anlarda, elimizi uzattığımızda dokunduğumuz o sıcaklık—ailemiz—tek sığınağımız oldu. Adıyaman’ın tozlu sokaklarında, dondurucu ayazın altında birbirimize sarılarak beklerken öğrendik ki; bir evi "ev" yapan sadece çatısı değil, içindeki o kopmaz bağlarmış.     Adıyaman: Yaralı ama Mağrur   Adıyaman, o günden sonra eski Adıyaman değil artık. Saat Kulesi’nin o gece duruşu, sanki şehrin kalbinin de bir süreliğine durduğunun simgesiydi. Ancak bu şehir, sadece acının değil, aynı zamanda muazzam bir dayanışmanın da adı oldu. Paylaşılan bir tas çorbanın, bir battaniyenin altına sığışan üç ailenin, tanımadığımız birinin uzattığı elin kıymeti, yaralarımızı sararken en büyük merhemimiz oldu. Unutmamak ve İyileşmek Yitirdiğimiz canların acısı her daim taze. Sokaklarından geçtiğimizde gördüğümüz boşluklar, sadece yıkılan binaları değil, kaybolan anılarımızı da hatırlatıyor. Fakat biz o enkazın içinden el ele tutuşarak çıktık. İyileşmek; olanları unutmak değil, o acıyla beraber yeniden ayağa kalkma iradesini göstermektir. Bugün Adıyaman’da yeniden yükselen her ses, çocuklarımızın yüzündeki her gülümseme, o karanlık geceye verilmiş en güzel cevaptır. Biz bir aileyiz; hem kendi küçük yuvamızda hem de bu kadim şehrin kucağunda. Birbirimize tutunmaya, hatıralarımızı yaşatmaya ve bu şehri kalbimizdeki o güçle yeniden kurmaya devam edeceğiz.   05.02.2026 İlyas İnan
Ekleme Tarihi: 05 Şubat 2026 -Perşembe

6 Şubat, artık sadece bir takvim yaprağı değil; Adıyaman için, bizim için zamanın ikiye bölündüğü o keskin çizgi.

6 Şubat, artık sadece bir takvim yaprağı değil; Adıyaman için, bizim için zamanın ikiye bölündüğü o keskin çizgi. O gece 04.17’de saatler durduğunda, sadece binalar sarsılmadı; bildiğimiz tüm güven duygusu, yarın planları ve sokakların neşesi de o enkazın altında kaldı.

 

 

04.17: Bir Şehrin ve Bir Ailenin Hafızası

 

Bazı tarihler vardır, üzerinden ne kadar vakit geçerse geçsin soğumaz. Adıyaman’da yaşayan bizler için 6 Şubat, hafızalarımıza kazınan o derin uğultu ve zifiri karanlıkla eş değer. O gece, sarsıntı başladığında duvarların üzerimize eğilişini, dışarıdaki o soğuk sessizliği ve sevdiklerimizin nefesini yanımızda hissetmenin ne kadar hayati olduğunu iliklerimize kadar hissettik.

 

 

En Büyük Sığınak: Aile

 

Depremin o ilk saniyelerinde insanın zihninden geçenler, aslında hayatın en yalın özetidir. Malın, mülkün, unvanların hiçbir hükmünün kalmadığı o anlarda, elimizi uzattığımızda dokunduğumuz o sıcaklık—ailemiz—tek sığınağımız oldu. Adıyaman’ın tozlu sokaklarında, dondurucu ayazın altında birbirimize sarılarak beklerken öğrendik ki; bir evi "ev" yapan sadece çatısı değil, içindeki o kopmaz bağlarmış.

 

 

Adıyaman: Yaralı ama Mağrur

 

Adıyaman, o günden sonra eski Adıyaman değil artık. Saat Kulesi’nin o gece duruşu, sanki şehrin kalbinin de bir süreliğine durduğunun simgesiydi. Ancak bu şehir, sadece acının değil, aynı zamanda muazzam bir dayanışmanın da adı oldu. Paylaşılan bir tas çorbanın, bir battaniyenin altına sığışan üç ailenin, tanımadığımız birinin uzattığı elin kıymeti, yaralarımızı sararken en büyük merhemimiz oldu.

Unutmamak ve İyileşmek

Yitirdiğimiz canların acısı her daim taze. Sokaklarından geçtiğimizde gördüğümüz boşluklar, sadece yıkılan binaları değil, kaybolan anılarımızı da hatırlatıyor. Fakat biz o enkazın içinden el ele tutuşarak çıktık. İyileşmek; olanları unutmak değil, o acıyla beraber yeniden ayağa kalkma iradesini göstermektir.

Bugün Adıyaman’da yeniden yükselen her ses, çocuklarımızın yüzündeki her gülümseme, o karanlık geceye verilmiş en güzel cevaptır. Biz bir aileyiz; hem kendi küçük yuvamızda hem de bu kadim şehrin kucağunda. Birbirimize tutunmaya, hatıralarımızı yaşatmaya ve bu şehri kalbimizdeki o güçle yeniden kurmaya devam edeceğiz.

 

05.02.2026

İlyas İnan

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gozdetv.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.